|
|
Çocuk oyun alanlarında
kauçuk zemin kaplaması
Faruk Öztemir: “Dış zeminlerde yazın
yumuşayan, içindeki mıcırın sivri kısımlarını zemin dışına fışkırtan
asfalt veya gevşek mıcır zeminler ya da kilitli taş gibi beton
zeminler, sportif aktiviteler ve çocuk oyun zeminleri için kesinlikle
uygun değildir.”
İstatistiklere göre, trafik kazaları bir yana bırakıldığında
sakatlanmaların %87.5’i düşmelerden meydana gelmektedir. Sportif
aktivitelerdeki kol, bacak kırıklarının sağlık sigortalarına yıllık
maliyeti onlarca trilyon lirayı bulmaktadır. Genç nüfuslu ülkemizde
bunun ne denli yüksek maliyet çıkarttığı yadsınamaz. Yukarıdaki
oranı yaş gruplarına göre tasnif ettiğimizde çocukların oyun
alanlarında %42, sabah koşusu yapanlarda %68 gibi oranları gözlemekteyiz.
Bu oranları düşürmek ancak ve ancak oyun ve spor alanlarının
zeminlerinin korugan malzemelerden yapılmasıyla mümkündür. Öyleyse
bu alanların zeminleri kazaları önleyecek, ekolojik ve ergonomik özellikler
taşıyan malzemelerden yapılmalıdır. Ayrıca bu zeminler yok denecek
kadar az aşınmalı ve “tak-unut” olmalı, yani bakım
gerektirmemelidir. Dış zeminlerde yazın yumuşayan, içindeki mıcırın
sivri kısımlarını zemin dışına fışkırtan asfalt veya gevşek mıcır
zeminler ya da kilitli taş gibi beton zeminler sportif aktiviteler ve çocuk
oyun zeminleri için kesinlikle uygun değildir. İç zeminlerde de aynı
şekilde sert ahşap parke, seramik veya beton zeminler sportif
aktiviteler ve çocuk oyun zeminleri için kesinlikle uygun değildir. İç
zeminlerde de aynı şekilde sert ahşap parke, seramik veya beton zemin
üzerine muşamba, ince kauçuk veya marley döşemeler de hem sertlik hem
de kayganlıkla tehlike yaratacak niteliktedir.Düşmek-kalkmak sportif
aktivitelerin, itişip-kakışmak ise çocuk oyunlarının vazgeçilmez
unsurlarıdır. Tekrar ayağa kalktığımızda düşmezden önce ne kadar
sağlamsak o kadar sağlam kalmalıyız.Sabah koşusuna çıktınız. Her
sabah bir saat koşuyorsunuz. Koşma yüzeyiniz asfalt, çakıl, sıkıştırılmış
toprak veya parke taşı.
|
|
En az %35’lik bir düşme
ihtimaliniz var. Hiç düşmediğinizi varsayalım, bir saat sonunda tüm
bacak eklemleriniz ve omurganız, çekiçle dövülmüş, eğer kiloluysanız,
sanki balyozla dövülmüş gibi ağrıyacak ve metabolizmanız günün
geri kalan kısmını bu eklemleri tamir etmekle geçirecek enerji
harcayacak ve beyninize daha az enerji giderek reel prodüktivinizi kısıtlayacaktır.
Hele hele bir de düşerseniz, koltuk değnekleri de vazgeçilmez aksesuarınız
olacaktır. Hafta sonu çocuk parkında bir tahtıravalli, bir kaydırak sırası
derken itişen kakışan çocuklarınız da bir sürü yara bereyle günü
tamamlayacaklar ve sizin keyfinizi kaçıracaklardır. Aynı şekilde
evdeki çocuklarınızın odalarındaki takla atma, güreş yapma gibi itiş
kakışları da, hiç değilse düşmelerini kırıksız çıkıksız
atlatmaları hedefiniz olmalıdır. Türkiye dışındaki ülkelerde havuz
kenarı şakaları hiç olmaz, ama burada da altı okka vazgeçilmezliği
asırlardır korunmaktadır. Yüzme havuzunuzun kenarında döşenmiş
kaygan dekoratif mozaik, suni mermer veya seramik, bu işin zevkini daha
da arttırıp bir hamlede 3-5 kişinin yaralanmasını sağlayabilir.
Karate, judo sporu daha ziyade sert geçinen kimselerin sporudur, buna rağmen
yumuşak zeminlerde yapılır. Nedenini hiç düşündünüz mü? Huzur
evlerinde en istenmeyen kaza, yaşlıların düşerek bir taraflarını kırmasıdır.
Yaşlandıkça kırılganlaşan kemikler sert zemine düşüldüğünde
neredeyse tuz buz olur. Bu nedenle tüm zeminlerin hem kaymaz, hem de
kolay temizlenen yumuşak malzemeden yapılması gerekir.
|